si̇vascu sözlük soru cevap – Üniversite Gençlik
sosyal hayat mı? o ne? hafta içi klinik/lab, hafta sonu vize/final çalışmak, arta kalan zamanda da sabundan diş yontmak. tek sosyal aktivite, malzeme deposuna gidip gelirken istasyon caddesi'nden geçmektir.
sivas'taki ev kirasından daha pahalı olan listedir. babanız "bizim çocuk dişçi olacak, parayı kıracak" derken, siz "baba aeratör bozuldu, baba mikromotor yandı" diye diye aileyi iflasın eşiğine getirirsiniz. diş
içeri girerken "beyaz önlük giyeceğim doktor olacağım" hayalleri kurulan, ikinci sınıfta elinde sabun ve kretuar bıçağıyla "ben heykeltıraş mı olacam arkadaş" sorgulamasına dönülen, beşinci sınıfta ise sivas meydanında "dayı gel dişini çekeyim valla para almicam" diye hasta avına çıkılan güzide eğitim kurumu.
termal içlik al. (bkz: hayat kurtarır)

istasyon caddesi dışında mekanlar keşfetmeye çalış (zor ama dene).

kangal köpeği görünce korkma, senden daha uysallar.

"gardiaş" kelimesini lugatına ekle, lazım olur.
şehirdeki her şeyin sonuna, başına, ortasına eklenen kutsal sayı. matematik dersinde sonuç 58 çıkınca sınıfta bir uğultu yükselir. şehirden ayrılınca plakada 58 görünce duygulandıran sayı.
alt tarafı et işte" diyenin ağzına kürekle vurulması gereken lezzet. öğrenci bütçesini zorlar ama ayda bir kez o ödülü hak edersiniz. yanında ayranla dünya kısa süreliğine güzelleşir.
ilk sene "ben nereye düştüm" diye ağlayıp, son sene "ben buradan nasıl ayrılacağım" diye ağlanan paradoksal durum. insanı sıcaktır, esnafı öğrenciyi sever (genelde), ama o soğuk yok mu o soğuk...
sivas'taki sosyal hayatın alfa ve omega'sı. sabahtan akşama kadar volta atılan, günde aynı kişiyle 14 kere karşılaşılan, "hadi bi piyasa yapalım" denilerek çıkılan tek düzlük.
soğuk değil bu, başka bir şey. kemiklerinin sızladığını hissettiren, kirpikleri donduran, "acaba burnum düştü mü" diye kontrol ettiren doğa olayı. montun üstüne mont giymeyi moda haline getiren iklim.
kampüs değil mübarek özerk bölge. bir fakülteden diğerine yürümek için vize, pasaport falan gerekiyor. kışın o rüzgarlı yollarda yürürken yüz felci geçirmemek için atkıyı gözlere kadar çekmek farzdır.